oalib
Search Results: 1 - 5 of 5 matches for " "
All listed articles are free for downloading (OA Articles)
Page 1 /5
Display every page Item
Resident training in pathology: The current status of ten institutions and general evaluation  [cached]
Beyhan DEM?RHAN
Türk Patoloji Dergisi , 2008,
Abstract: Ankara Patoloji Derne i 2008 Ayl k Bilimsel Etkinlikleri er evesinde, 25 Ocak Cuma günü, Ankara, Ba kent üniversitesinde “Patoloji Uzmanl k E itimi: E itici ve Asistan g zü ile” konulu panel yap ld . Ankara'da patoloji uzmanl k e itimi veren 4 üniversite, 5 Sa l k Bakanl E itim ve Ara t rma Hastanesi ve Gülhane Askeri T p Akademisi asistan ve e itici temsilcileri bu panele kat ld lar. Panel kat l mc lar n n belirlenmesi amac yla; panelden yakla k 2 ay ncesinde Ankara'da patoloji uzmanl k e itimi veren üniversite ve Sa l k Bakanl E itim hastanelerinin tümünden asistan ve e itici temsilcileri istendi. ki efli i olan kurumlar n bir k sm ndan ayr ayr bir k sm ndan ise ortak temsilciler belirlendi. Kurumlar n belirledi i temsilciler “asistan grubu” ve “e itici grubu” olmak üzere iki grup olu turdu. Panel ncesinde yakla k 2 ayl k bir süre te; e itici ve asistan temsilcilerinden olu an gruplar ayr ayr toplanarak al malar n sürdürdüler.Patoloji uzmanl k e itiminin Ankara ap nda durum de erlendirmesi ama l anketler yapt lar. Sorunlar yakla k haftal k-iki haftal k toplant larla tart t lar. Panel i in her grup kendi i inden s zcüler se ti. S zcüler konu ma metinlerini grupla birlikte haz rlad lar. leriki sayfalarda bu konu ma metinleri ayr ayr verilmektedir.Panele haz rlan rken a a da belirlenen er evede sorunlar tart ld . Ayr ca gündeme yeni gelen konular da anketlerde veya tart ma metinlerinde yer ald .
Mandibulada bilateral dentiger z kist: vaka raporu
Yavuz Tolga Korkmaz,Ihsan Levet Aral
Cumhuriyet Dental Journal , 2011, DOI: 10.7126/cdj.2012.1112
Abstract: Dentigerous cysts are common developmental cysts of the jaws, most frequently associated with impacted mandibular third molar teeth. Usually they are diagnosed on routine dental radiographs and there is usually no pain or discomfort associated with the cyst unless it becomes secondarily infected. Bilateral dentigerous cyts are rare and typically occurs in association with a developmental syndrome. In addition the occurrence of bilateral dentigerous cysts in the absence of a developmental syndrome is very rare. The aim of this paper was to report on a nonsyndromic, 63 year old man who presented mandibular bilateral dentigerous cyts. ZET Dentiger z kistler enelerde s k g zlenen odontojenik kistler olmakla beraber, o unlukla g mülü mandibular 3. molar di lerle ili kilidirler. Genellikle rutin dental radyografilerde tespit edilirler ve sekonder olarak enfekte olmad klar sürece a r veya ba ka bir rahats zl k olu turmazlar. Bilateral dentiger z kistler nadirdir ve tipik olarak bir geli imsel sendromla ili kili olarak ortaya karlar. Buna ek olarak herhangi bir geli imsel sendrom yoklu unda bilateral dentiger z kist olu umu da ok nadir g zlenir. Bu makalenin amac herhangi bir sendromu olmayan, 63 ya ndaki erkek hastada g zlenen bilateral dentiger z kist olgusunu sunmakt r. Anahtar kelimeler: Dentiger z kist, enükleasyon, mandibuler patoloji
Dentin hassasiyeti ve tedavi y ntemleri
Hasan Güney Yilmaz,Hakan Bayindir,Esra Cengiz,Atilla Berberoglu
Cumhuriyet Dental Journal , 2012, DOI: 10.7126/cdj.2012.736
Abstract: Dentin hypersensitivity (DH) is a relatively common problem experienced in clinical dental practice. This condition has been defined as a short, sharp pain arising from exposed dentin in response to stimuli typically thermal, evaporative, tactile, osmotic or chemical and which cannot be described to any other form of dental defect or pathology. DH may ocur as a result of exposed dentinal tubules through either loss of enamel or gingival recession. Management strategies, which take into account aetiological factors and patient’s oral hygeine behaviour, should be considered before the home or in office treatment protocols. Treatment plan should include reduce fluid flow in the tubules by means of occlude exposed tubules and block the nerve response in the pulp with many desensitizing chemical agents or phyisical agents which also include lasers. The purpose of this review is to summarize the definition, epidemiology, mechanism, aetiology, diagnosis and treatment protocols of dentin hypersensitivity. Key words: Dentine hypersensitivity, aetiology, diagnosis, laser, desensitizing agents. ZET Günümüzde giderek artan bir sorun olarak kar m za kan dentin hassasiyeti (DH) herhangi bir dental defekt veya patoloji ile a klanamayan, kimyasal, termal, temas, ozmotik veya buharla t r c uyarana kar ortama a lm dentin yüzeylerinden yay lan, k sa süreli keskin bir a r olarak tan mlanmaktad r. Sert doku kayb veya di eti ekilmesiyle dentin yüzeyinin a a ve dentin kanallar n n oral kaviteye do ru a lmas yla DH olu abilir. Evde veya klinikte uygulanacak tedavinin belirlenmesinden nce tedavi plan etiyolojik fakt rler ve hastan n oral hijyen al kanl klar da dikkate al nmal d r. Tedavi ekspoze dentin kanallar n kapatarak tübüllerdeki s v ak n azaltmaya ve pulpadaki sinir iletimini bloke eden desensitivite edici bir ok kimyasal ya da lazerlerin de dahil oldu u fiziksel ajanlar n kullan m na dayal d r. Bu derleme dentin hassasiyetinin tan m , epidemiyolojisi, mekanizmas , etyolojisi, te his ve tedavi protokolleri tan mlamaktad r. Anahtar Kelimeler: Dentin hassasiyeti, etiyoloji, te his, lazer, desensitivite edici ajan.
Complications of Meckel’s Diverticle in Adults  [PDF]
?zgür Korkmaz,H. Gül?en Y?lmaz,Celalettin Kele?
Dicle Medical Journal , 2008,
Abstract: Gastrointestinal sistemin en s k rastlanan konjenital anomalisi olup %1–3 oran nda g rülür. Bu al ma ile klini imizde on sekiz y ll k d nemde kar la lan Meckel divertikül komplikasyonlar na ba l takip ve tedavisi yap lan olgular tart ld .Bu al mada 1987–2005 y llar aras nda Dicle üniversitesi T p Fakültesi Genel Cerrahi Klini inde Meckel divertikülüne ba l komplikasyonlar nedeniyle takip ve tedavi edilen 27 olgunun bilgileri retrospektif olarak incelendi. Ya , cinsiyet, Meckel divertikülünün yerle imi ve büyüklü ü, komplikasyon tipi, preoperatif tan y ntemleri, uygulanan ameliyat ve insizyon tipi, postoperatif komplikasyonlar, hastanede kal süreleri ve patoloji sonu lar kaydedildi.Olgular n, 12’ i erkek, 15’ i kad nd . Ortalama ya , 30,7±12.39 idi. Meckel divertikül komplikasyonu olarak olgular n 14’ünde (%50) divertikülit, 12’sinde (%46,2) intestinal t kan kl k, birinde (%3,8) ise alt gastrointestinal kanamas ile kar la ld . Ameliyatta 17 olguya wedge rezeksiyon-primer sütür, on olguya ise ince barsak rezeksiyonu ger ekle tirildi. Bir olguya ise mevcut genel peritonit tablosu nedeniyle rezeksiyon ve stoma uyguland . Divertikülün uzunlu u ortalama 2,93±0,71 cm idi. Histopatolojik incelemede ektopik dokuya rastlan lan olgu olmad . Genel morbidite oran %18,5 idi. Genel mortalite oran ise: %3,7 idi.Bu al mada Meckel divertikülü komplikasyonlar , literatür verilerin aksine her iki cinste e it a rl kta g rüldü. Ayr ca alt gastrointestinal kanamas daha dü ük oranlarda rastlan ld . Ameliyat ncesi tan n n s kl kla mümkün olmamas ve ameliyatta gecikilmesi ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Bu nedenle ad ndan s k a s z edilmesine ra men nadir g rülen Meckel divertikülünün ileus, akut kar n ve alt gastrointestinal kanamas ile ba vuran olgularda g z nünde bulundurulmas erken tan ve tedaviyi sa layarak olas komplikasyonlar nleyebilecektir.
Is it enough just to cure the trauma in children admitted to an emergency room?  [PDF]
Ba?ar,ümit
Turk Pediatri Ar?ivi , 2011,
Abstract: üniversite hastanemiz acil servine travma nedeniyle ba vuran ocuk olgular n n de erlendirilmesi” adl al man n, ocuklar n kar la t travmalar vurgulamas y nünden nemli bir ara t rma oldu unu dü ünüyoruz. al mada bir üniversite hastanesinde bir y l i inde acil serviste de erlendirilen 1293 olgu ele al nm t r. al man n yap ld acil serviste tek bir ocuk istismar tan s konmamas , daha nce yap lan benzer al malarda da ocuk istismar tan s n n yer almamas nedeniyle bu konuya dikkat ekilmesi ve tart lmas gerekti ini dü ünüyoruz. ocuklarda travma nedenleri aras nda ocuk istismar ilk s ralarda say lmakla birlikte al malarda saptanan oranlar ciddi farkl l klar i ermektedir. Türkiye'de Bilir (1) taraf ndan 16100 ocukta yap lan al mas nda fiziksel istismar oran n n %33,5 oldu u bildirilirken, stanbul’da alt büyük hastanenin acil servislerinin ü y ll k kay tlar n n incelendi i bir al mada ise, hi bir olgunun istismar tan s almad belirlenmi tir (2). Ara t rmada da, en s k travma nedenleri aras nda ocuk istismar say l rken travma nedenleri aras nda ocuk istismar n n bulunmamas yazarlarca tart lmam t r. ocuk istismar ; ICD’de kodlanm bir tan d r! ocuk istismarlar ; basit yaralanmalardan ciddi fiziksel yaralanma, lüm, ruhsal patoloji ve büyüme/geli me geriliklerine neden olabilen bir travma olarak, ICD-9’da 995.5 olarak kodlanm t r. Ara t rmalarda ve temel kaynaklarda ocuk istismar n n ciddi bir travma oldu u vurgulanmakla birlikte yap lan ara t rmalarda saptanma oran olduk a dü ük ve olgusal düzeyde kalmaktad r (3). ocu un yüksek yarar dü ünüldü ünde; istismar n nlenmesi ve koruyucu hekimlik boyutunda yap lacak al malar yürütebilmek i in ocuk istismar tan s konulmas n n gerekli bir ad m oldu u anla lacakt r. ocuk istismar tan s y nünden yayg n g rülen tutumlar ele almakta yarar bulunmaktad r: a)Travma ve iddet, kategorik bir bütünlük i inde s n flanmad ndan, ocuk istismar tan lar ba ka kategoriler i inde yer almaktad r. Travma; ma durda olu turdu u etki, uygulama ekli, yeri, hukuksal, t bbi, sosyal, vb. durumlara g re ayr ayr s n flanabilmektedir. Hukuksal ve t bbi s n flamalar n birlikte kullan lmas nedeniyle ocuk istismar tan s g zden ka maktad r. rne in, ara t rmada, travma türleri aras nda say lan “darp” (adli uygulamada kullan ld varsay lan bir terim olmakla birlikte), her ko ulda ocuk istismar a s ndan de erlendirilmesi gereken bir klinik tablodur. b) ocukta istismar olarak nitelendirilebilecek durumlarda ay r c tan yap lmamaktad r.Kaza olarak (trafik kazas , yüksekten
Page 1 /5
Display every page Item


Home
Copyright © 2008-2017 Open Access Library. All rights reserved.